Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi

Yayınlar

Önsöz

Son yıllarda üniversitelerimizdeki yabancı öğrenci sayılarında ciddi artışlar oldu. Bunda Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının verdiği bursların büyük rolü oldu. Özellikle İstanbul ve Ankara dışındaki şehirlerdeki üniversiteler yabancı öğrenci ile tanıştılar ve yabancı öğrenciler yüksek öğretimimize renk ve zenginlik kattı. Görünen o ki yabancı öğrenci sayısı önümüzdeki yıllarda da artmaya devam edecek.

Artan yabancı öğrenci ile birlikte yabancılara Türkçe öğretme konusu da gündemimize girdi ve üniversiteler bu konuda dil merkezleri kurup yabancılara Türkçe öğretmeye başladılar. Özellikle Ankara, İstanbul, Gazi gibi tecrübeli üniversiteler yabancı öğrenciler için ders kitapları hazırladılar. Yunus Emre Enstitüsü de faaliyette bulunduğu ülkelerde Türkçeyi öğretmek için kendi kitaplarını hazırladılar.

Üniversitelerde Türkçe öğretimi her zaman istenildiği gibi gitmedi. Hazırlığı geçip bölümlere geçtiklerinde hocalardan öğrencilerin Türkçeyi üniversite tahsili için yeterli düzeyde öğrenmedikleri yönünde şikayetler gelmeye başladı. Bunun üzerine merkezler öğrencileri dil öğrenimlerini destekleyecek faaliyetler düşünmeye ve uygulamaya ağırlık verdiler.

Ders kitaplarının bir müfredatı ve yetiştirilmesi gereken bir süresi olduğu için zaman zaman farklı kitaplarla ve metotlarla desteklenmeye ihtiyaç duyuluyordu. Bu kitap da böyle bir ihtiyaçtan doğdu.

Bu kitap her ne kadar bir ihtiyacı karşılamak için hazırlanmaya başlandıysa da süreç içinde farklı amaçlar da gözetildi. Türkçeyi daha iyi öğretmeye yardımcı olmanın yanı sıra kültürümüzü, insanımızı, ülkemizi daha yakından tanıtmak, kültürümüzü öğrencilerin kendi kültürleriyle mukayese ederek daha iyi kavramalarını ve öğrenmelerini sağlamak, ders kitaplarından bıkan ve bunalan öğretmen ve öğrencilere hava alacakları bir alan açmak ve rahatlatmak bu amaçların başlıcaları idi.

Kitap hazırlamaya karar verdikten sonra ilk olarak zevk-i selimine ve birikimine güvendiğimiz hocalarımıza ve arkadaşlarımıza sorarak edebiyatımızın farklı tür ve biçimlerinde metin türlerini tespit ettik. Metinleri hem yaşayan hem de tarih olmuş şair ve edipler arasından seçmeye dikkat ettik. Belirlenen elli kadar metni aralarında uzun yıllardan beri yabancılara Türkçe öğreten okutman arkadaşlarımızın olduğu bir grupla tartıştık. Hem dil hem de muhteva bakımından B1-B2 düzey öğrencilerine uygun olmasına dikkat ederek kitapta yer alacak kırk kadar metin belirledik. Belirlediğimiz metinleri de birkaç farklı şehirde tanıdığımız okutman arkadaşlarımızdan rica ederek derslerinde öğrencilerine okuttuk. Onlardan gelen dönütlere göre de hangi metinleri alacağımıza karar verdik.

Metinlerde birkaç kelime dışında sadeleştirmeye gitmedik. Sadeleştirmek yerine seviyeye uygun metinleri seçmeye dikkat ettik ve kolaydan zora doğru sıraladık. Metinlerin daha iyi anlaşılması için okuma öncesi ve okuma sonrası etkinlikler koyduk ve bu etkinliklerin her birini sınıflarda uyguladık. Öğrencilerin pek iltifat etmedikleri ve sıkıldıkları etkinlikleri çıkardık. Böylece kitabı tamamlamış olduk.

Metin seçimlerdeki tercihlerimizden, aldığımız veya almadığımız metinlerden dolayı eleştirilebiliriz. Siz de takdir edersiniz ki binlerce metin içinden seçme yapmak zorundaydık ve hangi on beş metni alsaydık bu tür sorulara muhatap olacaktık. Bunun yerine seçtiğimiz metinlerin amaca hizmet edip etmediğine dikkat edilmesini, bu konudaki eleştirileri beklediğimizi ifade etmek isteriz.

Bu kitabın bizim için yeni olan bir yönü de teknolojiyi kullanmak oldu. Özellikle öğrencilerin okuyarak kavramalarının zor olduğunu düşündüğümüz olay, şahıs, eşya ve kavramları artırılmış gerçeklik tekniğiyle resimler ve filmler ile zenginleştirdik ve sırf bu kitap için geliştirdiğimiz bir programla destekledik. Öğrenci akıllı telefonuna yükleyeceği uygulama ile kitabı daha etkili bir şekilde kullanabilecek. Böylece zenginleştirilmiş yardımcı ders kitabı hazırlamış olduk.

(Önsöz'den)